Merhaba, ben Nazım. Sokak röportajları yapıyorum. Geçen Cumartesi günü, elimde mikrofonla İstanbul sokaklarında yürüyerek yaklaşık 50 kişiye “Sizi en çok ne sinirlendirir?” diye sordum. On ikisinin cevabı oldukça enteresandı:
RÖPORTAJI OKUYUNCategory: B2
(B1 Sesli Hikaye) Tebessümün Ardındaki Sır
Lisa, altı saattir bir sandalyede oturuyordu. Aynı pozisyonda durmaktan çok yorgun hissediyordu. Karşısında ünlü ressam Leonardo da Vinci vardı. Lisa’nın çok eski bir arkadaşıydı onun için her zaman ona “Leo” diyordu. Leo çok güzel resimler yapıyordu ancak kötü bir tarafı vardı. Bu resimleri çok yavaş yapıyordu… Lisa da bunu biliyordu o yüzden modellik teklifini yıllarca reddetti ama, işte, sonunda onu kıramadı.
HİKAYENİN DEVAMI(Haber-Anket) Tartışma Büyüyor: Menemen Soğanlı mı, Soğansız mı?
Türkiye’de uzun yıllardır büyük bir tartışma devam ediyor: Menemen soğanlı mı olur, yoksa soğansız mı? Bu konuda her evde, her kafede, hatta sosyal medyada insanlar farklı görüşler bildiriyorlar. Ama bu kez konu daha da büyüdü.
HABERİN DEVAMI ve ANKET(B1 Okuma) Selam, Dünyalı! Biz Dostuz
“Bera, Ertix! Nyxa Ir Ura Frenix”, Nyxian dilinde “Selam, Dünyalı! Biz Dostuz.” demektir.
Hayal mi, Gerçek mi?
Bir zamanlar Dünya gezegeninde yaşayan Kaan adında bir adam vardı. Kaan sıradan bir adamdı ve basit bir hayatı vardı. Onun bir ailesi, bir işi ve birkaç yakın arkadaşı vardı. Kaan özellikle uzay ve evren hakkında kitaplar okumayı, belgeseller izlemeyi çok severdi. O bazı şeyler öğrenirdi, notlar alırdı ve “Daha iyi bir dünya için neler yapabilirim?” diye kendine hep sorardı.
HİKAYENİN DEVAMI(B2 Sesli Hikaye) Zamanı İyi Kullan
O gece, aklımdan asla silinmeyecek. Saat gece yarısına yaklaşıyordu ve ben sokaklarda tek başıma yürüyordum. Hafif bir rüzgâr esiyordu; havanın serinliğini tenimde hissedebiliyordum. Üzerimdeki ince ceket soğuğu tam olarak kesmiyordu, ancak yürüyüşümü sürdürebilecek kadar rahattım. Telefonumu çıkardım ve mesajları kontrol ettim, son altı saattir, her beş dakikada bir olduğu gibi. Hayır, ondan hâlâ bir mesaj yoktu. Özür dilemeyi geçtim, belli ki bana artık “İyi misin?” diye sormaya bile tenezzül etmiyordu. “Unut, Sinan! Sen de onu unut!”
YAZININ DEVAMI




