Renkler Sözlüğü (Onur Ayı – Özel)

Aşağıda Türkçe’de sık kullanılan renklerle ilgili kelime ve ifadelerden oluşan bir liste var. Herkese Renkli bir Haziran Ayı!

Türkçeİspanyolca (España)İngilizce
kırmızırojored
maviazulblue
sarıamarilloyellow
yeşilverdegreen
turuncunaranjaorange
mormorado / violetapurple / violet
pemberosapink
beyazblancowhite
siyahnegroblack
grigrisgrey / gray
kahverengimarrónbrown
lacivertazul marinonavy blue
açık maviazul clarolight blue
koyu yeşilverde oscurodark green
altın rengidoradogold (color)
gümüş rengiplateadosilver (color)
turkuazturquesaturquoise
kremcremacream
bejbeigebeige
şeffaftransparentetransparent
pastel renklercolores pastelpastel colors
fosforlufosforito / fluorescentefluorescent
gökkuşağıarcoírisrainbow
canlı renkcolor vivobright color
soluk renkcolor apagadofaded color
desenliestampadopatterned
açık renkcolor clarolight color
koyu renkcolor oscurodark color

Deyim ve Kalıp İfadeler:

Türkçeİspanyolca (España)İngilizce
kara haber (kötü haber)malas noticiasbad news (“black news”)
kırmızı çizgi (sınır, limit)línea rojared line (limit)
pembe rüya (gerçekleşmesi zor hayal)soñar despierto / ilusiónpipe dream (“pink dream”)
yeşil ışık yakmak (izin vermek)dar luz verdeto give the green light
kara kara düşünmekpreocuparse muchoto worry deeply
bembeyaz olmak (korkudan vs.)quedarse blancoto go pale
rengini belli etmekmostrar sus verdaderos coloresto show one’s true colors
kara gündía negro / día difíciltough day, dark day
kara listede olmakestar en la lista negrato be blacklisted
beyaz yalanmentira piadosa / blancawhite lie
kırmızı alarmalerta rojared alert
morarmak (darbe almak)ponerse morado (por un golpe)to get a bruise, to become purple
renk vermemekno dar ninguna pista / no mostrar emocionesto give no clue / not show emotions
gözü karatemerario / sin miedoreckless, fearless
gri alan (belirsizlik)zona grisgrey area
kara bulutlar (olumsuzluk)nubes negrasdark clouds, sense of doom
yüzü kızarmaksonrojarse / ponerse rojoto blush

CÜMLELER

  1. Bugün kötü bir şey oldu. Kara bir haber aldık.
  2. Bir işte yalan söylemek kırmızı çizgimdir.
  3. Bazen annem üzülmesin diye ona beyaz yalanlar söylüyorum.
  4. Babam bana sonunda bu akşam dışarı çıkmam için yeşil ışık yaktı.
  5. Hayatımızdaki kara bulutlar bir gün dağılacak.
  6. Çocukken hayat bana pespembe görünüyordu.
  7. Okulda kopya çekti ve öğretmenin kara listesine girdi.
  8. Öğretmen soru sorunca, Ali’nin yüzü kızardı.
  9. Ayşe çok üzgündü ama hiç renk vermedi.
  10. Borçları yüzünden kara kara düşünüyor.

Teknoloji ve İnternet

Teknoloji hayatımızı çok değiştirdi. Bugün hemen herkesin bir telefonu, bilgisayarı ya da internet bağlantısı var. Bu yeni dünya bize kolaylık sağlıyor ama bazen de zorluklar getiriyor. Bu yazıda, internet ve teknoloji ile ilgili önemli kelimeleri öğreneceğiz. Bu kelimeler günlük hayatta çok sık kullanılıyor.

TürkçeİspanyolcaKatalancaİngilizce
internetinternetinternetinternet
bilgisayarordenadorordinadorcomputer
telefonteléfonotelèfonphone
bağlantıconexiónconnexióconnection
kablosuzinalámbricosense filwireless
indirmekdescargardescarregardownload
yüklemeksubirpujarupload
şifrecontraseñacontrasenyapassword
ekranpantallapantallascreen
uygulamaaplicaciónaplicacióapp / application
sosyal medyaredes socialesxarxes socialssocial media
mesajlaşmakmensajearenviar missatgesto message
çevrim içien líneaen líniaonline
paylaşmakcompartircompartirshare
hesapcuentacompteaccount
veridatosdadesdata
redxarxanetwork
şarj etmekcargarcarregarcharge
teknolojitecnologíatecnologiatechnology
donanımhardwaremaquinarihardware
yazılımsoftwareprogramarisoftware
ekran görüntüsücaptura de pantallacaptura de pantallascreenshot
bağlantı kopmakperder la conexiónperdre la connexiólose connection
takılmak (internet)ir lento / trabarseanar lent / quedar penjatlag / freeze
spamcorreo no deseadocorreu brossaspam
virüsvirusvirusvirus
çökme (sistem)fallo / colapsofallada / col·lapsecrash
veri gizliliğiprivacidad de datosprivacitat de dadesdata privacy
“kafa yormak”pensar muchodonar-hi moltes voltesto overthink
“bir tık ötede”al alcance de un clica un clic de distànciaa click away
“bilgi güçtür”la información es poderla informació és poderknowledge is power

A2 Seviyesinde 10 Örnek Cümle:

  1. Her gün bilgisayarımı açıyorum.
  2. Bugün internet çok yavaş.
  3. Yeni bir uygulama indirdim.
  4. Sosyal medyada fotoğraf paylaştım.
  5. Şifremi unuttum.
  6. Bu mesajı bana çevrim içi gönderdi.
  7. Yeni telefonum çok hızlı çalışıyor.
  8. Ekran görüntüsü aldım.
  9. Ağ bağlantısı koptu.
  10. Spam e-postalarım hepsini sildim.

Eurovision’dan Önce Bu Kelimeleri Öğren

Eurovision heyecanı kapıda! Aşağıdaki tabloda, sahneden yarışmaya kadar şarkı dünyasında sıkça karşınıza çıkacak isim, sıfat, zarf, fiil, terim ve deyimleri dört dilde bir arada. İster sahne ışıkları altında olun, ister evden izleyin—bu kelimelerle ritme kolayca ayak uyduracaksınız.

LİSTEYE GÖZ AT!

1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı

Bugün 1 Mayıs. Bu gün, işçilerin ve emekçilerin haklarını kutladığımız özel bir gündür. İnsanlar, daha iyi çalışma şartları ve eşit haklar için yıllardır mücadele ediyor. Bu nedenle bugün; iş, emek, hak, adalet ve dayanışma gibi kelimeleri daha iyi öğrenmek için güzel bir fırsat olabilir. Aşağıda bu temaya uygun bazı önemli kelimeleri bulacaksınız.

KELİME LİSTESİ

Bahar, Doğa ve Hava Durumu

İlkbahar geldi! Hava ılık, hafif bir rüzgâr esiyor. Renkli çiçekler açıyor. Parkta battaniyeni serip piknik yapabilirsin. Belki hapşurursun çünkü çok polen var. Gökkuşağını görünce bakmayı unutma! Aşağıdaki kelimeler sana baharı anlatıyor. Kelimeleri öğren, dışarıda eğlen!

KELİME LİSTESİNİ AÇ

Sağlıklı Olmak⚕️ Sağlıklı kalmak

Bugün sağlığımız hakkında konuşacağız. Hastalandığımız zaman neler yapabiliriz? Doktora gitmekten, ilaç kullanmaktan ve dinlenmekten bahsedeceğiz. Ayrıca sağlık ocağı, hastane ve eczane gibi yerlerde hangi kişilerle karşılaşıyoruz, bunu öğreneceğiz. Hazırsanız başlayalım!

KELİMELERİ ÖĞREN!

Takılmak – Farklı Anlamları

AnlamİspanyolcaKatalancaFransızcaİngilizce
Arkadaşlarla vakit geçirmeksalir con amigos, salir de copas, estar por ahí con colegassortir amb amics, anar de copes, passar una estona amb algúsortir avec des amis, traîner avec des potes, passer du temps avec des amishang out, go out, chill
Bir meseleye kafayı takmakobsesionarse con algo, darle vueltas a algo, quedarse atrapado en los detallesobsessionar-se amb alguna cosa, donar-hi moltes voltes, quedar encallat en els detallss’obséder de quelque chose, se bloquer sur un détail, ressasser quelque choseobsess over something, get stuck on, overthink
Alay etmek / şakayla laf sokmakmeterse con alguien, tomar el pelo, vacilar, chincharficar-se amb algú, prendre el pèl, vacil·larse moquer de quelqu’un, taquiner, charriertease, make fun of, mess with, pick on

Örnek Cümleler

1. Arkadaşlarla vakİt geçİrmek

  • Türkçe: Her cuma akşamı arkadaşlarımla takılıyorum.
    İspanyolca: Cada viernes por la noche salgo con mis amigos.
    Katalanca: Cada divendres al vespre surto amb els meus amics.
    Fransızca: Chaque vendredi soir, je sors avec mes amis.
    İngilizce: Every Friday evening, I hang out with my friends.
  • Türkçe: Bugün parka gidip biraz takıldık.
    İspanyolca: Hoy fuimos al parque y pasamos el rato.
    Katalanca: Avui hem anat al parc i hem passat l’estona.
    Fransızca: Aujourd’hui, nous sommes allés au parc et avons passé du temps.
    İngilizce: Today we went to the park and hung out for a while.

2. Bİr meseleye takILmak

  • Türkçe: Sınavdaki küçük hataya çok takıldım.
    İspanyolca: Me obsesioné con un pequeño error en el examen.
    Katalanca: M’he obsessionat amb un petit error a l’examen.
    Fransızca: Je me suis obsédé pour une petite erreur dans l’examen.
    İngilizce: I obsessed over a small mistake in the exam.
  • Türkçe: O kadar çok düşünme, bu kadar takılma.
    İspanyolca: No pienses tanto, no te obsesiones.
    Katalanca: No li donis tantes voltes, no t’hi encallis.
    Fransızca: Ne pense pas trop, ne t’obsède pas.
    İngilizce: Don’t think too much, don’t get stuck on it.

3. Alay etmek / Şakayla laf sokmak

  • Türkçe: Abim her zaman bana takılıyor ama kötü niyetli değil.
    İspanyolca: Mi hermano siempre se mete conmigo, pero no lo hace con mala intención.
    Katalanca: El meu germà sempre es fica amb mi, però no ho fa amb mala intenció.
    Fransızca: Mon frère se moque toujours de moi, mais ce n’est pas méchant.
    İngilizce: My brother always teases me, but it’s not mean.
  • Türkçe: Sadece biraz takıldım, lütfen alınma.
    İspanyolca: Solo bromeé un poco, por favor no te ofendas.
    Katalanca: Només t’he fet una broma, si us plau no t’ofenguis.
    Fransızca: J’ai juste plaisanté un peu, ne le prends pas mal.
    İngilizce: I just teased you a bit, please don’t get offended.

Banyoda Neler Var?

Banyo, evimizdeki odalardan biridir. Her sabah güne banyoda başlıyoruz. Diş fırçalıyoruz, duş alıyoruz, ellerimizi yıkıyoruz. Bakalım banyoda hangi nesneler var. Banyo ile ilgili bazı ifadeleri öğreniyoruz. Hadi banyoya bakalım!

YAZININ DEVAMI