(B2 Hikaye) Büyük İkramiye

BOTTO küçük bir kasabada yaşayan neşeli bir gençti. Her ayın ilk haftası, işi çıkışında köşedeki bayiden piyango bileti almayı severdi. Ona göre bu ince kâğıt, büyük hayallerin anahtarıydı. Bir sabah kahvesini yudumlarken televizyonda piyango sonuçlarını gördü. Sayılar, cebindeki biletle aynıydı! Botto’nun kalbi hızla attı. “Milyarder oldum!” diye bağırdı, sonra hemen telefonundan numaraları yeniden kontrol etti ve sonuçları küçük bir kâğıda not etti. Emin olunca annesini aradı, “Anne, artık borç kalmadı!” dedi heyecanla. Komşu Ayşe teyze balkondan sordu: “Ne oldu evladım?” Botto gülerek, “Başıma talih kuşu kondu!” diye cevap verdi. 

BOTTO  hemen hayal kurmaya başladı. Ailesine geniş, bahçeli bir ev, en yakın arkadaşına okuma kulübü olan bir kafeterya. İş yerinde sıkılan arkadaşlarına da “Artık çalışmanıza gerek yok, ben sizi desteklerim” dedi. Evine döndüğünde büyük bir defter açtı ve dileklerini tek tek yazdı: yeni bir araba, Kapadokya’da balon turu, babasına balıkçı teknesi, annesine seramik atölyesi, kardeşine üniversite harcı, mahallenin kütüphanesine bilgisayar. Hayaller büyüdükçe BOTTO’nun yüzü de parlıyordu. Akşam, mahalle lokantasında küçük bir kutlama yemeği verdi. Komşular şaşkın, BOTTO mutlu ve cömertti; masadaki herkes çorba, kebap ve tatlı yedi. BOTTO garsona yüklü bir bahşiş bıraktı. Masadan kalkarken “Nasılsa yarın Ankara’ya gidip ödülümü alacağım” diyordu sürekli. O gece uyku girmedi gözüne. Çantasında bilet, başucunda hayallerle sabahı bekledi. Yastığa başını koyduğunda “Yeni hayatım beni çağırıyor” diye mırıldandı ve gözlerini kapattı, ama kalbi sabaha kadar adeta dans etti.

Ertesi gün ilk otobüse bindi. Yol boyunca camdan dışarı baktı, tarlalar ve dağlar geçerken geleceğini düşündü. Yanındaki yaşlı adamla sohbet etti, “Gençlikte umut iyidir,” dedi adam, BOTTO başını salladı. Piyango idaresinin cam kapısından içeri girerken yüzünde kocaman bir gülümseme vardı. Görevli kadın bileti inceledi, bilgisayara baktı ve başını üzüntüyle salladı. “Üzgünüm,” dedi yumuşak bir sesle, “bu bilet geçen ayın çekilişine ait.” BOTTO’nun anteni titredi. Kulakları uğuldadı. Bir an elindeki küçük ve artık değersiz kâğıda baktı. Hayallerinin kapısı kapanmıştı. Yine de derin bir nefes aldı. “Demek ki tarihleri dikkatli okumalıymışım,” diye mırıldandı. Akşam kasabasına döndüğünde eski işine geri gitti, arkadaşlarından özür diledi ve annesinin yaptığı çorbayı sessizce içti. Ama umut bitmedi. Ertesi sabah maaşını alınca yine bayiye gitti. Yeni ve taze tarihli bir piyango bileti aldı, gözlerini kısarak tarihe baktı ve gülümsedi. “Belki bir gün,” diye fısıldadı, “doğru zamanda, doğru biletle.” Ardından havada süzülerek işe gitti, cebinde umut, aklında dersle.

Sorular
  1. Botto nerede yaşıyor?
  2. Botto ne zaman piyango bileti alıyor?
  3. Botto büyük ikramiyeyle ilk olarak kime yardım etmek istiyor?
  4. Görevli, Botto’ya ne söyledi?
  5. Hikayenin sonunda Botto ne yapıyor?

(A2 Hikaye) Yağmurlu Bir Pazar Günü

Yağmur pazar sabahı pencereye vurur, şehir yavaşlar. Ben bu yavaş sabahları severim. Mutfağa giderim, sıcak bir kahve yaparım. Kahvenin kokusu evi sarar ve beni sakinleştirir.

HİKAYENİN DEVAMI

Bahar, Doğa ve Hava Durumu

İlkbahar geldi! Hava ılık, hafif bir rüzgâr esiyor. Renkli çiçekler açıyor. Parkta battaniyeni serip piknik yapabilirsin. Belki hapşurursun çünkü çok polen var. Gökkuşağını görünce bakmayı unutma! Aşağıdaki kelimeler sana baharı anlatıyor. Kelimeleri öğren, dışarıda eğlen!

KELİME LİSTESİNİ AÇ

(A1 Hikaye) Pincho Veterinerde

Hande altı yaşında. O küçük bir kız. Onun sarı saçları var. Onun en iyi arkadaşı kahverengi bir köpek. Köpeğin Pincho.

Hande, Pincho ile her gün parkta oynuyor. Pincho topu çok sever. Koşuyor, zıplıyor ve topu yakalıyor. Ama bir gün Pincho hiç oynamıyor. Yatıyor ve üzgün görünüyor. Hande çok üzülüyor.

HİKAYENİN DEVAMI

(B2 Sesli Hikaye) Nereye Gidiyoruz?

Cumartesi sabahı erkenden uyandım. Planım basitti: şehir dışındaki eski pazarı gezmek, sonra da arkadaşım Ayşe ile kahve içmek. Ancak otobüs durağına vardığımda elektronik tabela garip bir mesaj gösteriyordu: “Özel Sefer – Sürpriz Hedef”. Meraklandım; içimde çocukça bir heyecan yükseldi. Yaklaşık on beş yolcuyla birlikte fazla düşünmeden otobüse bindim.

HİKAYENİN DEVAMI

[Röportaj] Sizi En Çok Ne Sinirlendirir?

Merhaba, ben Nazım. Sokak röportajları yapıyorum. Geçen Cumartesi günü, elimde mikrofonla İstanbul sokaklarında yürüyerek yaklaşık 50 kişiye “Sizi en çok ne sinirlendirir?” diye sordum. On ikisinin cevabı oldukça enteresandı:

RÖPORTAJI OKUYUN

(A2 Hikaye) Zorlu Bir Günün Ardından

Herkesin hayatında bazen zorlu günler vardır. Uzun bir iş günü ya da okuldan sonra çok yorulabiliriz. Böyle günlerin sonunda iyi dinlenmek önemlidir. Peki, siz nasıl dinleniyorsunuz? İşte birkaç basit yöntem:

MAKALENİN DEVAMI

(A2 Hikaye) BOTTO Balık Tutuyor

BOTTO yaz aylarında Bodrum’a geldi. Hava sıcak, deniz masmaviydi. BOTTO tabii ki denize hiç girmedi ama  gündüzleri plajda yürüdü, akşamları limanda ışıkları izledi. Bir sabah güneş doğmadan önce uyandı ve limana gitti. Tahta iskelede yaşlı bir balıkçı vardı. Adı Hasan’dı. Elinde uzun bir olta, yanında küçük bir kova vardı.

HİKAYENİN DEVAMI