(A1 Sesli Hikaye) BOTTO Piknik’te

Bir yaz günü, Botto sabah erkenden uyanıyor. Güneş pencereden içeri giriyor. Botto, kırmızı bir piknik sepeti hazırlıyor. Sepetin içinde sandviçler, muz, elma ve çilekli dondurma var. Arkadaşı Rosi’yi düşünüyor ve çok heyecanlanıyor. Rosi onun en yakın arkadaşı. Saat onda parkta buluşmak için evden çıkıyor. Yolda küçük sarı çiçekler topluyor. Ağaçlarda kuşlar cıvıldıyor, çocuklar sokakta bisiklete biniyor.

Botto'nun kırmızı piknik sepeti ile birlikte mutlu bir şekilde ortada süzüldüğü, sepetin içinde muz, elma ve dondurma bulunduğu bir sahne.
Botto, piknik için sepetini hazırlıyor.

Rosi onu parkta bekliyor. Rosi’nin mavi bir topu ve piknik örtüsü var. Botto: “Merhaba Rosi! Pikniğe hazır mısın?” diye soruyor. Rosi: “Evet Botto, bu benim ilk pikniğim!” diyor. Onlar göl kenarında, çimlere oturuyor. Botto sepetten yiyecekleri çıkarıyor. Rosi şaşkın: “Ne kadar çok yiyecek var!” diyor. Botto gururla cevap veriyor: “Evde annemle birlikte hazırladık. Sana da dondurma getirdim.” Birlikte sandviç, meyve ve dondurma yiyorlar. Dondurma tatlı ve soğuk.

Yemekten sonra top oynuyorlar. Rosi topu Botto’ya atıyor. Botto topu yakalıyor ve geri atıyor. Bazen top göle düşüyor. Botto suya girmiyor, suyu sevmiyor, ama dikkatlice topu alıyor. Sonra kelebekleri izliyorlar. Ağaçların arasında rüzgar esiyor, yapraklar hışırdıyor. Botto: “Burada olmak çok güzel.” diyor. Rosi: “Evet, doğa çok güzel. Daha sık gelelim.”

Gün bitiyor ve Botto sepetini topluyor. Çöpleri çöp kutusuna atıyor, çevreyi temiz tutuyor. Arkadaşlar sarılıyor ve eve dönüyor. Sonra güneş batıyor. Botto, günü ve anıları düşünüyor ve mutlu oluyor.

Sorular

1. Botto sepetine hangi yiyecekleri koyuyor?

2. Piknikten sonra Botto ve Rosi ne yapıyor?

3. Botto neden suya girmiyor?

(B1 Sesli Hikaye) Yeni Ev

Murat: Arkadaşlar, sonunda taşınmayı bitirdik. Uff! Bu taşınma işi ne zor bir şeymiş!

Ceyda: Haklısın Murat. Ben hayatımda bu kadar çok eşya taşıdığımı hatırlamıyorum. Bir de sürekli bir şeyler kayboluyor. Mesela şu an televizyon kumandası nerede, bilmiyorum!

SOHBETİN TÜMÜ

(A1 Sesli Hikaye) BOTTO Tatile Hazırlanıyor

BOTTO çok heyecanlı. Çünkü bugün yaz tatili için hazırlık yapıyor. BOTTO bu yaz denize gitmek istiyor. Denizi çok seviyor. BOTTO şimdi bavulunu açıyor ve kıyafetlerini hazırlıyor. Önce mayo ve güneş gözlüğü alıyor. Sonra şapka ve havlu koyuyor.

HİKAYENİN DEVAMI

(Haber) Uzaylılar Adana’da

İyi akşamlar sevgili seyirciler! Bugün size çok ilginç ve lezzetli bir haberimiz var. Adana semalarında vatandaşlar garip ışıklar gördüler ve önce korktular ama sonra çok şaşırdılar. Çünkü uzaylılar, Adana’nın ünlü kebabını yemek için şehre iniş yaptılar!

HABERİN DEVAMI

(Dinleme) Onur Ayı ve Gökkuşağı Bayrağı

Merhaba. Bugünkü sohbetimizde sizin de bize ilettiğiniz kaynaklara bakıyoruz. Onur Ayı ve Gökkuşağı Bayrağı. Amacımız aslında bu kaynaklardaki temel bilgileri, hani Onur Ayı nedir, Gökkuşağı Bayrağı ne anlama gelir, bunları basitçe size aktarmak. Peki, hemen konuya girelim istersen.

MAKALENİN DEVAMI

(B1 Hikaye) Her Gün Bir Bardak Çay

Benim adım Nevin. İstanbul’da yaşıyorum. Benim küçük bir alışkanlığım var ve bu alışkanlık hayatıma önemli bir mutluluk katıyor. Büyük ititraf geliyor! Her sabah bir fincan çay içmek bana çok iyi geliyor. Bu alışkanlığı yıllar önce annemden öğrendim. Annem sabahları mutfakta çay demlerken, eve güzel bir koku yayılırdı. Şimdi kendi evimde o kokuyu duymak bana hem huzur veriyor hem de eski günleri hatırlatıyor. Çayın kokusu ve rengi bana hep çocukluğumu hatırlatır. İstanbul gibi büyük ve kalabalık bir şehirde yaşamak bazen yorucu ancak, sabah çayım bana inanılmaz bir enerji veriyor.

Ben sabahları erkenden uyanırım. Hatta bazen alarm çalmadan önce! Neden mi? Çünkü sabahları sessizliği çok severim. Önce penceremi açarım ve taze havayı derin derin içime çekerim. Bazen dışarıda martı seslerini duyarım, bazen de sokağın sessizliğini dinlerim. Sonra mutfağa giderim ve su kaynatırım. Çaydanlığa çay koyarım ve birkaç dakika beklerim. Çay demlenirken ben de kahvaltımı hazırlarım. Soframda genellikle peynir, zeytin ve ekmek olur. Bazen domates ve salatalık da eklerim. Ama en önemlisi, sıcak ve güzel kokan bir fincan çaydır. Çayımı içerken dışarıyı izlerim. Kuş seslerini dinlerim. Bazen yağmur yağar, bazen güneş açar. İstanbul’da hava her zaman böyledir, birden değişebilir. Ama her zaman bu küçük an bana mutluluk verir. Çayımı yavaş yavaş içerim, acele etmem. O anda sadece kendimi ve huzurlu sabahı düşünürüm. Bu, günün en sakin zamanıdır, o yüzden bu anın tadını çıkarmak lazım! Çayımı bitirdikten sonra güne daha mutlu başlarım.

Özetle, her gün bir fincan çay içmek, benim için hayatı daha güzel yapıyor. Bu basit alışkanlık, günümün en keyifli zamanı. Çayın kokusu, tadı ve sıcaklığı bana huzur veriyor. Bence, küçük şeyler de hayatımıza büyük mutluluklar getirebilir. Eğer bir gün çay içmezsem, bir şeyler eksik hissediyorum. Çünkü bu küçük ritüel, bana her gün umut ve enerji veriyor. Sabah çayım sayesinde kendimi daha güçlü ve mutlu hissediyorum.


Sorular:
  1. Nevin sabahları neden erken uyanıyor?
  2. Nevin pencereyi açınca neler hissediyor veya duyuyor?
  3. Nevin’in kahvaltı sofrasında hangi yiyecekler var?
  4. Nevin çayını içerken neler yapıyor ve neler düşünüyor?
  5. Nevin için sabah çayı neden önemli? Bu alışkanlığın ona kattığı duygular nelerdir?

(A2 Hikaye) Luca

Merhaba! Ben Luca, 46 yaşındayım ve İtalyanım. Ama hikayem Türkiye’de geçiyor, çünkü yaklaşık on beş yıldır buradayım. Burası benim ikinci evim gibi oldu.

İtalya’da küçük bir şehirde doğdum. Çocukluğumdan beri tiyatroya ve müziğe büyük bir sevgim vardı. Annem ve babam bu konuda beni hep destekledi. Yedi yaşımda piyano derslerine başladım; piyano çalmak benim için gerçek bir tutkuya dönüştü. Okulda tiyatro kulübündeydim, küçük rollerde sahneye çıkıyordum. Sahne bana her zaman harika hissettirirdi.

Üniversitede tiyatro eğitimi aldım. Mezun olduktan sonra profesyonel bir oyuncu oldum. İtalya’da birçok oyunda rol aldım. Aynı zamanda boş zamanlarımda piyano çalmaya ve küçük konserler vermeye devam ettim. Müzik ve tiyatro benim hayatımın en önemli parçaları.

Bir gün, Türkiye’den bir tiyatro grubu ile tanıştım. Onlar bir oyun için İtalya’dalardı. Onlarla konuştum ve birden Türkiye’ye yerleşme fikri ilgimi çekmeye başladı. Türkiye’nin kültürü ve tarihi beni çok etkiledi ve sonunda İstanbul’a taşınmaya karar verdim. Bu büyük bir karardı ama hiç pişman olmadım.

Başlangıçta Türkçe öğrenmek kolay değildi, ama çok çabaladım. Türk arkadaşlarım bana gerçekten çok destek oldu. Şimdi rahatça Türkçe konuşabiliyorum. Türkiye’de hem tiyatro sahnesindeyim hem de piyano dersleri veriyorum. Arada sırada küçük tiyatrolarda ve şirin kafelerde piyano çalıyorum. İnsanlar müziğimi dinlemeyi seviyor, bu da beni mutlu ediyor.

Türkiye’de yaşamayı seviyorum. Yemekler çok lezzetli, insanlar sıcakkanlı ve şehirler çok güzel. Özellikle İstanbul’un enerjisi harika. Boş zamanlarımda kitap okuyorum, yeni yerler keşfediyorum ve arkadaşlarımla vakit geçiriyorum. Bazen İtalya’daki ailemi ve arkadaşlarımı ziyaret ediyorum.

Gelecekte de hayatımı Türkiye’de sürdürmeyi çok istiyorum. Daha fazla oyunda rol almak ve yeni müzikler üretmek en büyük dileğim. Türkiye benim için adeta bir ilham kaynağı. Burada hayatım gerçekten çok mutlu ve dopdolu ilerliyor.

(A2 Makale) Sıradışı Yaz Tatili Önerileri

Sıradan tatil planlarından sıkıldınız mı? Bu yaz, farklı ve unutulmaz bir deneyim yaşamak ister misiniz? İşte sıradışı bir yaz tatili için bazı öneriler:

1. Doğayla İç İçe Kamp Tatili

Şehir hayatının stresinden uzaklaşmak için kamp yapmayı deneyin. Türkiye’nin birçok yerinde kamp alanları bulunuyor. Örneğin, Fethiye’deki Kabak Koyu veya Antalya’daki Adrasan gibi yerlerde deniz kenarında kamp yapabilirsiniz. Kamptayken doğayla iç içe olabilir, yıldızları izleyebilir ve huzurlu bir tatil geçirebilirsiniz.

2. Tarihi Yerleri Keşfetmek

Tatilinizi sadece deniz ve güneşle sınırlı tutmayın. Türkiye, zengin tarihiyle birçok keşif imkanı sunuyor. Örneğin, Muğla’daki Kayaköy veya Antalya’daki Phaselis Antik Kenti gibi yerleri ziyaret edebilirsiniz. Bu tür yerlerde geçmişin izlerini sürebilir, farklı kültürleri tanıyabilirsiniz.

3. Yerel Festivallere Katılmak

Yaz aylarında Türkiye’nin birçok yerinde festivaller düzenlenir. Bu festivallerde yerel müzikleri dinleyebilir, geleneksel yemekleri tadabilir ve halk oyunlarını izleyebilirsiniz. Örneğin, Karadeniz bölgesinde düzenlenen yayla şenlikleri veya Ege bölgesindeki zeytin festivalleri gibi etkinliklere katılabilirsiniz.

4. Doğa Sporları Deneyimi

Macera arıyorsanız, doğa sporlarını deneyebilirsiniz. Rafting, yamaç paraşütü, dalış gibi aktivitelerle tatilinizi daha heyecanlı hale getirebilirsiniz. Örneğin, Antalya’da rafting yapabilir veya Fethiye’de yamaç paraşütü deneyimi yaşayabilirsiniz.

5. Gönüllü Çalışmalara Katılmak

Tatilinizi farklı bir şekilde değerlendirmek isterseniz, gönüllü çalışmalara katılabilirsiniz. Doğa koruma projeleri, sosyal yardım faaliyetleri gibi etkinliklerde yer alarak hem topluma katkı sağlayabilir hem de yeni insanlarla tanışabilirsiniz.

Bu önerilerle sıradışı bir yaz tatili geçirebilir, yeni deneyimler kazanabilirsiniz. Unutmayın, tatil sadece dinlenmek değil, aynı zamanda yeni şeyler öğrenmek ve keşfetmektir.


Sorular
  • Kamp yapmanın avantajları nelerdir?
  • Hangi tarihi yerleri ziyaret edebilirsiniz?
  • Festivallerde neler yapabilirsiniz?
  • Doğa sporları arasında hangi aktivitelerden bahsediliyor?
  • Gönüllü çalışmalara katılmanın faydaları nelerdir?