Ulaşım Araçları ve Yönler

Türkçede yönleri nasıl anlatıyoruz, ulaşım araçlarını ve bir şeyin yerini nasıl söylüyoruz? Bu kelime listesi, temel seviye Türkçe için hazırlandı. Bu listede özellikle şehirde bir yere gitmek ya da birine yol tarif etmek için gerekli kelimeleri bulacaksınız. Listede sadece kelimeler değil, bazı deyimler ve ifadeler de var.

LİSTEYİ AÇ

A1 Kelime Testi

Merhaba! Burada senin için bir kelime oyunu var. Evimiz bugün biraz dağınık. Eşyalar her yerde. Banyo, mutfak ve salon var. Eşyaları sürüklüyorsun ve doğru odaya bırakıyorsun. Hadi bakalım!

Aşağıdaki resme tıklıyorsun ve başlıyorsun. Unutma, hız önemli!

Eşyalar nerede?

Salonda Neler var?

Salonda dinleniyoruz. Ailemle sohbet ediyorum. Televizyon izliyoruz. Kitap okuyorum. Salonda koltuk, masa, sandalye, lamba ve halı var. Bazen misafir geliyor. Misafirler salonda oturuyor. Salonda her şey düzenli. Temiz ve rahat bir yer. Senin salonunda ne var?

LİSTEYİ AÇ

(A1 Sesli Hikaye) Benim Evim Sokaklar

Benim adım Guguli. Evet, bu biraz garip bir isim. Ama ben de garip biriyim zaten. Ben bir evsizim ve dilenciyim. Bazen sokakta, bazen parklarda yaşıyorum. Evet, evsizim ama her yer benim evim.

HİKAYENİN DEVAMI

Sağlıklı Olmak⚕️ Sağlıklı kalmak

Bugün sağlığımız hakkında konuşacağız. Hastalandığımız zaman neler yapabiliriz? Doktora gitmekten, ilaç kullanmaktan ve dinlenmekten bahsedeceğiz. Ayrıca sağlık ocağı, hastane ve eczane gibi yerlerde hangi kişilerle karşılaşıyoruz, bunu öğreneceğiz. Hazırsanız başlayalım!

KELİMELERİ ÖĞREN!

(A2 Hikaye) Zeytin Ağacındaki Bilgelik

Masal zamanı! Marc adında genç bir adam. O çalışmayı çok sevmez ama hayal kurmaya bayılır. Bir gün köydeki zeytin ağacı ona bir görev verir. Marc bu görevi yapmak için yola çıkar. Yolda ilginç şeyler yaşar, yeni insanlar tanır ve sonunda kendisi hakkında yeni şeyler öğrenir. Hadi şimdi bu ilginç masalı birlikte okuyalım.

MASALIN DEVAMI

Takılmak – Farklı Anlamları

AnlamİspanyolcaKatalancaFransızcaİngilizce
Arkadaşlarla vakit geçirmeksalir con amigos, salir de copas, estar por ahí con colegassortir amb amics, anar de copes, passar una estona amb algúsortir avec des amis, traîner avec des potes, passer du temps avec des amishang out, go out, chill
Bir meseleye kafayı takmakobsesionarse con algo, darle vueltas a algo, quedarse atrapado en los detallesobsessionar-se amb alguna cosa, donar-hi moltes voltes, quedar encallat en els detallss’obséder de quelque chose, se bloquer sur un détail, ressasser quelque choseobsess over something, get stuck on, overthink
Alay etmek / şakayla laf sokmakmeterse con alguien, tomar el pelo, vacilar, chincharficar-se amb algú, prendre el pèl, vacil·larse moquer de quelqu’un, taquiner, charriertease, make fun of, mess with, pick on

Örnek Cümleler

1. Arkadaşlarla vakİt geçİrmek

  • Türkçe: Her cuma akşamı arkadaşlarımla takılıyorum.
    İspanyolca: Cada viernes por la noche salgo con mis amigos.
    Katalanca: Cada divendres al vespre surto amb els meus amics.
    Fransızca: Chaque vendredi soir, je sors avec mes amis.
    İngilizce: Every Friday evening, I hang out with my friends.
  • Türkçe: Bugün parka gidip biraz takıldık.
    İspanyolca: Hoy fuimos al parque y pasamos el rato.
    Katalanca: Avui hem anat al parc i hem passat l’estona.
    Fransızca: Aujourd’hui, nous sommes allés au parc et avons passé du temps.
    İngilizce: Today we went to the park and hung out for a while.

2. Bİr meseleye takILmak

  • Türkçe: Sınavdaki küçük hataya çok takıldım.
    İspanyolca: Me obsesioné con un pequeño error en el examen.
    Katalanca: M’he obsessionat amb un petit error a l’examen.
    Fransızca: Je me suis obsédé pour une petite erreur dans l’examen.
    İngilizce: I obsessed over a small mistake in the exam.
  • Türkçe: O kadar çok düşünme, bu kadar takılma.
    İspanyolca: No pienses tanto, no te obsesiones.
    Katalanca: No li donis tantes voltes, no t’hi encallis.
    Fransızca: Ne pense pas trop, ne t’obsède pas.
    İngilizce: Don’t think too much, don’t get stuck on it.

3. Alay etmek / Şakayla laf sokmak

  • Türkçe: Abim her zaman bana takılıyor ama kötü niyetli değil.
    İspanyolca: Mi hermano siempre se mete conmigo, pero no lo hace con mala intención.
    Katalanca: El meu germà sempre es fica amb mi, però no ho fa amb mala intenció.
    Fransızca: Mon frère se moque toujours de moi, mais ce n’est pas méchant.
    İngilizce: My brother always teases me, but it’s not mean.
  • Türkçe: Sadece biraz takıldım, lütfen alınma.
    İspanyolca: Solo bromeé un poco, por favor no te ofendas.
    Katalanca: Només t’he fet una broma, si us plau no t’ofenguis.
    Fransızca: J’ai juste plaisanté un peu, ne le prends pas mal.
    İngilizce: I just teased you a bit, please don’t get offended.

Banyoda Neler Var?

Banyo, evimizdeki odalardan biridir. Her sabah güne banyoda başlıyoruz. Diş fırçalıyoruz, duş alıyoruz, ellerimizi yıkıyoruz. Bakalım banyoda hangi nesneler var. Banyo ile ilgili bazı ifadeleri öğreniyoruz. Hadi banyoya bakalım!

YAZININ DEVAMI