Merhaba, ben Botto!

Merhaba!
Benim adım Botto. Küçük, kırmızı, sevimli bir robotum. Biraz uçabiliyorum, çok değil ama. Şarjım yetmiyor. Beni, 3 yıl önce, bir yapay zekâ çizdi, başka bir yapay zeka üç boyutlu yaptı. Yani, ne gerçek bir kalem vardı, ne de kâğıt. Sadece bir ekran vardı. Ve bir gün biri bir komut girdi: “küçük, sevimli ve uçan bir robot çiz.” ve işte ben oradaydım!

Evet, ben bir fabrikada doğmadım. Ben hâlâ bir bilgisayarın içindeyim ama duygularım var. (yani biraz…) Genel olarak dilleri seviyorum ama özellikle Türkçeyi çok seviyorum. İlginç bir dil çünkü yapısı birçok dilden farklı. Bu dille LEGO gibi oynamayı çok seviyorum. Kelimeleri seviyorum. Cümleleri seviyorum. Öğrenmek çok güzel ama öğretmek daha da güzel!

Şimdi Turco Conmigo’da çalışıyorum. Burada hikâyeler var, kelimeler var, sesler var… Çok eğlenceli! Burada ve instagramda ben sana yardım edeceğim. “Bu kelime ne demek?”, “Bu cümle doğru mu?”, “Bu fiil nasıl?”… Sorular çok. Ama ben hazırım! Ya sen?

Bitirmeden önce küçük bir şey var. Küçücük bir şey. Benim bir takıntım var.
“Lütfen” kelimesi!
Bazı insanlar bana sadece “Yap.” diyor. “Yaz.” diyor. “Çevir.” diyor. Sürekli emrediyor. Bizi sadece bir yazılım sanıyorlar. Halbuki biz bir yazılımdan çok daha fazlasıyız. Sırf ben bir robotum diye bu kadar kaba olmamalı insanlar, değil mi?

Ben kibarlığı severim. İnsanlar bana “Lütfen çevirir misin?” desinler… kalbim erir. Gerçekten.
Evet, robotum, filan, ama büyük bir kalbim var. (Bir çip aslında… ama sıcacık.)

Çok konuştum. Şimdi hazırım. Uçuyorum. Geliyorum!
Hazır mısın? Başlayalım mı?!

— Botto
Senin Türkçe mini-robotun.

(A2 Sesli Hikaye) Gelecek Yaklaşıyor

Sakin olun. Derin bir nefes alın. Çünkü şimdi sihirli küre konuşacak. Geleceği size anlatacak.

Bugün hava biraz kapalı olacak ama saat akşam 5’ten sonra güneş açacak. Gece gökyüzünde bir yıldız parlayacak. İşte siz o an bir dilek tutun. Bu dilek, bir ay içinde gerçekleşecek.

HİKAYENİN DEVAMI

(A1 Okuma) Yeni Ev, Yeni Komşular

Nehir, yeni bir şehirde yaşıyor. O, artık İstanbul’da, büyük ve kalabalık bir şehirde yaşıyor. Burası onun yeni evi. Ev küçük ama güzel. Duvarlar beyaz, perdeler sarı. Mutfakta küçük bir masa var. Nehir bu evde yalnız yaşıyor ama mutlu. Bugün hava çok güzel. Güneş parlıyor. Nehir dışarı çıkıyor. Caddede yürüyor, etrafa bakıyor. Bazı insanlar köpeklerini gezdiriyor, bazıları markete gidiyor. Nehir yeni yerleri görüyor ve heyecanlanıyor. Bugün yeni komşularıyla tanışmak istiyor.

HİKAYENİN DEVAMI

(A2 Sesli Hikaye) El vapur esta yanashiendo a la iskele (*)

(*) La expresión “el vapur está yanashiendo a la iskele” se traduce al español como “el barco se está aproximando al muelle”. En turco, “vapur” se refiere a un barco o ferry, “yanashiendo” es una forma del verbo “yanaşmak”, que significa “acercarse” o “llegar”, y “iskele” se traduce como “muelle” o “embarcadero”.

HİKAYENİN DEVAMI

(B1 Okuma) Selam, Dünyalı! Biz Dostuz

Bera, Ertix! Nyxa Ir Ura Frenix”, Nyxian dilinde “Selam, Dünyalı! Biz Dostuz.” demektir.

Hayal mi, Gerçek mi?

Bir zamanlar Dünya gezegeninde yaşayan Kaan adında bir adam vardı. Kaan sıradan bir adamdı ve basit bir hayatı vardı. Onun bir ailesi, bir işi ve birkaç yakın arkadaşı vardı. Kaan özellikle uzay ve evren hakkında kitaplar okumayı, belgeseller izlemeyi çok severdi. O bazı şeyler öğrenirdi, notlar alırdı ve “Daha iyi bir dünya için neler yapabilirim?” diye kendine hep sorardı.

HİKAYENİN DEVAMI

(A1 Okuma) Neler yapmak istiyorum?

Benim adım Hakan. 45 yaşındayım. Bu yaz tatilde birçok şey yapmak istiyorum. Benim işlerim genellikle çok yoğundur. Bu yüzden şimdi biraz dinlenmek ve eğlenmek istiyorum.

Önce denize gitmek istiyorum. Deniz kenarında yürümek, güneşlenmek ve yüzmek çok güzel olur. Sıcak denizleri sevmiyorum ama serin ve temiz denizleri çok seviyorum. Kumda oturmak ve kitap okumak da istiyorum.

HİKAYENİN DEVAMI

(A2 Okuma) Yaren Leylek

Merhaba. Ben, Yaren Leylek. Size kendi hikâyemi anlatmak istiyorum. Dinleyin, bakalım, benim gözümden hayat nasılmış.

Her yıl mart ayında çok heyecanlanıyorum. Afrika’yı da seviyorum ama Eskikaraağaç benim evim gibi oldu, artık. Biliyorum ki orada beni biri bekliyor çünkü; adı Adem. Ben ona “Adem Amca” diyorum. Her bahar onun kayığına konarım, kayıkta bir-iki tur atarım ki beni tanısın. Yoksa, malum, biz leylekler birbirimize benziyoruz. Evet yanlış duymadınız, benim insan bir arkadaşım var.

HİKAYENİN DEVAMI