(C1 Dinleme) Hıdırellez Bayramı Hakkında

Merhaba. Bugün elimizdeki kaynaklarla birlikte Anadolu ve çevresinde kutlanan, baharın gelişini müjdeleyen çok özel bir geleneği, Hıdrellez’i konuşacağız. Merhaba. Evet, Hıdrellez gerçekten köklü bir gelenek. Kaynaklarımız da çok çeşitli, akademik görüşlerden, yerel anlatılara, kültürel analizlere kadar uzanıyor. Biz de istiyoruz ki Hıdrellez nedir, kökeni nereye dayanır, ritüelleri nelerdir ve tabii günümüzde bizim için ne anlam ifade edebilir, biraz bunları açalım.

Tabii. Hıdrellez en temelinde Hızır ile İlyas’ın buluştuğu gün olarak kabul ediliyor. Hızır, karadakilerin, İlyas denizdekilerin yardımcısı gibi düşünülüyor. Bu buluşma da doğanın uyanışını simgeliyor o zaman. Aynen öyle. Toprakla suyun buluşması, bereketin, canlılığın gelişi, yani kışın bitip umut dolu yazın başlaması bir tür geçiş dönemi kutlaması aslında. Peki kökenleri ne kadar geriye gidiyor bu inanış? Valla kaynaklar Orta Asya’yı, Mezopotamya’yı, eski Anadolu uygarlıklarını işaret ediyor. Yani eski Türklerin bahar bayramı gelenekleri belki Nevruz’la da bağlantılı. Sonra Mezopotamya’daki doğa kültürleriyle, bereket ritüelleriyle harmanlanmış olabileceği düşünülüyor. İslamiyet’in kabulüyle de Hızır ve İlyas peygamberlerin buluşması anlatısı eklenmiş, dini bir motif kazanmış.

İlginç. Ama sanki Hızır figürü daha baskın gibi değil mi? Kutlamalarda falan. Kesinlikle, Kur’an’da İlyas peygamber daha belirgin ama halk inancında Hızır ön planda. Ona böyle ölümsüzlük, zaman ve mekan üstü olma gibi özellikler atfediliyor. O Hızır gibi yetişmek deyimi de oradan geliyor zaten. Tam olarak oradan. İyiliğin, bereketin, özellikle de zor anda gelen yardımın sembolü. Hatta bir rivayet var, Hızır, İlyas ve İskender-i Zülkerney’in birlikte ab-ı hayatı yani ölümsüzlük suyunu aramışlar. Ve sadece Hızır ile İlyas bulup içmişler, o inanışa göre.

Balkanlarda Ederlezi, Hederlez gibi isimlerle anılıyor. Yani bu bir etkileşim mi demek illa ki? Şart değil. Yani farklı kültürler benzer doğa döngülerine, işte, baharın gelişine benzer tepkiler, benzer ritüeller geliştirebiliyorlar. Ortak insani ihtiyaçlar belki de. Mesela Ermenilerin Surp-Sarkis kutlamaları var. Orada da oruç, dilek testisi gibi, Hıdrellez’dekine benzer uygulamalar varmış ama zamanı farklı. Kışın yapılıyor. Anladım. Her kültürü kendi içinde değerlendirmek lazım yani. Aynen.

Peki gelelim en keyifli kısmına ritüellere. Neler yapılıyor Hıdrellez’de? En bilineni herhalde gül ağacı meselesi. Evet, evet o çok yaygın. Dilekler bir kağıda yazılır ya da çizilir. Hani ev isteyen ev çizer, araba isteyen araba. Çocukken yapardık biz de. İşte o kağıtlar 5 Mayıs akşamı bazen içine biraz bozuk para da konup, kırmızı bir keseyle gül ağacının dalına asılıyor ya da dibine gömülüyor. Sabah olunca ne oluyor peki? Para bereket getirsin diye cüzdana konuluyor. Dilek kağıdı da suya bırakılıyor, aksın gitsin, gerçekleşsin diye.

Bir de ateşten atlama var değil mi? O neden yapılıyor? Evet, o da çok popüler. Genelde 3 kere atlanır. Nazardan, hastalıktan koruduğuna inanılıyor. Yani, bu dini bir şey değil de daha çok eski bir halk geleneği, bir arınma ritüeli gibi. Ateş yakamayanlar ne yapıyor? Mum üzerinden atlayanlar da oluyor. Sembolik anlamı aynı sonuçta. Başka? Piknikler falan da olurdu sanki. Olmaz mı? Hıdırlık denilen yeşillik alanlarda, su kenarlarında toplanılır, piknikler yapılır, özel yemekler yenir, baharın ilk kuzusunun eti ya da mayasız yoğurt çalma gibi adetler de var bazı yörelerde.

Evle ilgili ritüeller de var, sanırım, kapıya bir şeyler asmak gibi. Bereket ve korunma için kapıya söğüt dalı, ısırgan otu, çiçek demetleri asıldığı oluyor. Ya da işte yiyecek kaplarının, ambarların, cüzdanların ağzı açık bırakılıyor ki bereket dolsun içine. Bir de şu hıdrellez suyu vardı değil mi? O nasıl hazırlanıyor? Evet o da çok güzel bir gelenek. Bir kap suya taze çiçekler, güzel kokulu otlar, özellikle dağ kekiği yani çubar otu diyorlar, onlar konuluyor. Bir de haşlanmış, doğal boyalarla boyanmış yumurtalar ekleniyor. Sonra? O su gece boyunca dışarıda bekletiliyor. Ay ışığını ve sabah çiğini alması için. Ertesi sabah o sudan içiliyor, yüz yıkanıyor, hatta imkan varsa onunla yıkanılıyor. Sağlık, şans, bereket getireceğine inanılıyor işte.

Bütün bunlar çok güzel, çok anlamlı ritüeller. Peki biz bugün, yani 2025 yılında şehir hayatının içinde hıdrellezi nasıl yaşayabiliriz? Hani, başta sorduk ya biz bugün ne yapmalıyız? Aslında bakarsan bu ritüellerin temsil ettiği şeyler hala çok güncel. Umut etmek, doğayla bir bağ kurmak, bereket dilemek, toplulukla bir araya gelmek bunlar hepimizin ihtiyacı. Yani illa büyük ateşler yakmak, hıdırlıklara gitmek şart değil belki de. Değil tabii. Belki evdeki bir çiçeğin dibine küçük bir dilek kağıdı gömmek, belki bir mum yakıp üzerinden sembolik olarak atlamak ya da sadece o gün doğayı, baharın gelişini biraz daha farkındalıkla hissetmek bile o ruha dokunmak olabilir. Niyet önemli diyorsun. Kesinlikle. O umudu tazelemek önemli.

Zaten UNESCO’nun 2017’de hıdrellezi insanlığın somut olmayan kültürel mirası listesini alması da bu yüzden. Farklılıklara rağmen ortak umutlarda buluşabildiğimizi gösteren evrensel bir değer taşıyor. Kısacası hıdrellez sadece eski bir gelenek değil, aynı zamanda doğanın döngüsüne, umuda, berekete ve yardımlaşmaya yapılan bir kutlama. Bugün bu gelenekle küçük bir ritüelle bile olsa bağ kurmak, belki de o içimizdeki umudu yeşertmek için bir fırsat.

Peki tüm bunlar sana ne düşündürüyor? Ya bu kadar eski geleneklerin nesilden nesile aktarılıp hala yaşıyor olması beni hep etkilemiştir. Bugün bu ritüelleri hatırlamak bile o koşturmacının içinde unuttuğumuz şeyleri, yani doğaya saygıyı, paylaşmayı, bir arada olmanın gücünü, o saf iyilik beklentisini belki de bize yeniden hatırlatabilir. Ve son bir düşünce. Belki de hıdrellez bize sadece geçmişten bir miras değil de geleceğe dair de bir şeyler fısıldıyordur. Kollektif umutların, doğayla uyum içinde yaşamanın gücünü hatırlatıyordur belki de. Olabilir neden olmasın? Kaynaklarımızdan birinde geçen o dokunaklı soruyla bitirelim o zaman. Ya Hızır bugün kapına gelseydi onu tanır mıydın?

Sorular
  1. Hıdrellez hangi olayın simgesi olarak kutlanır?
  2. Hızır ve İlyas halk inançlarında nasıl roller üstlenir?
  3. Hıdrellez ritüellerinden üç tanesini sayar mısın?
  4. Yazıda Hıdrellez’in kökenleriyle ilgili neler söyleniyor?
  5. 2025 yılında şehirde yaşayan biri Hıdrellez’i nasıl kutlayabilir?

Discover more from Turco Conmigo Club

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Deja un comentario