Yağmur pazar sabahı pencereye vurur, şehir yavaşlar. Ben bu yavaş sabahları severim. Mutfağa giderim, sıcak bir kahve yaparım. Kahvenin kokusu evi sarar ve beni sakinleştirir.
Kahveden sonra salona geçerim. Battaniyemi alırım, koltuğa uzanırım. Bir kitap açarım. Sayfaları yavaş yavaş okurum. Yağmurun sesi bana müzik gibi gelir. Bazen gözlerim kapanır, birkaç dakika uyurum. Bu kısa uyku bana yeni enerji verir.
Öğlene doğru tekrar mutfağa dönerim. Yağmurlu bir günde en sevdiğim mercimek çorbasıdır. Bir tencerede soğanı kavururum, mercimek ve su eklerim. Biraz sonra çorba hazır olur. Sıcak çorba ve çıtır ekmekle birlikte çok lezzetli olur. Yemeğimi küçük masamda yavaşça yerim.
Bazen yağmur hızlanır ama yine de ben balkona çıkarım. Küçük bir çatım var, o beni korur. Bir süre sokaktaki insanları izlerim. Şemsiyeler renkli noktalar gibi görünür. Arabalar su birikintilerine girer, küçük dalgalar yapar. İşte o zaman çocukluğumu hatırlarım. Ne güzel günlerdi. Ne çok oynadık suların içinde.
Yemekten sonra hafifçe bir gitar müziği açarım. Kulaklık takarım, gözlerimi kapatırım. Gelecek haftayı düşünürüm. Planlarımı gözden geçiririm. Hangi gün işe gideceğim, hangi gün arkadaşımla buluşacağım? Bütün planlarımı ajandama yazarım. Ben düzenli olmayı severim.
Nisanda bazen yağmur bütün gün devam eder. O zaman bir komedi filmi seçerim. Bitki çayı hazırlarım, ışıkları kısarım. Filmi izlerken hem gülerim hem de rahatlarım. Ben güneçlü günleri severim ama yağmurlu günleri de severim. O günlerin keyfi başka olur. İçimde huzur hissederim. Yağmurlu pazar günleri, bana yavaşlamayı ve kendime zaman ayırmayı öğretir. Yeni haftaya mutlu başlarım.
Sorular
- Yazar yağmurlu pazar sabahı ne içer?
- Kitap okurken yazar hangi sesi duyar?
- Yağmurlu günde yazar hangi çorbayı içer?
- Balkonda yazar kimleri ve hangi araçları izler?
- Akşam yazar ne tür bir film izler?
Discover more from Turco Conmigo Club
Subscribe to get the latest posts sent to your email.

