(A2 Okuma) 2125 Yılında Birkaç Saat

Bugün çok heyecanlıyım! Çünkü birazdan KronoSphere’e bineceğim ve tam yüz yıl sonrasına, yani 2125 yılına gideceğim. KronoSphere bir zaman makinesi. Profesör Demir, bu makineyi uzun yıllar boyunca geliştirdi ve, inanılır gibi değil ama, ilk zaman yolculuğunu yapma şansını bana verdi. Dün gece heyecandan hiç uyuyamadım, çünkü gelecekte neler göreceğim, gerçekten çok merak ediyorum.

KronoSphere aslında küçük bir kapsül gibi. İçine bir insan rahatça sığabiliyor. Tabletlerdeki gibi dokunmatik bir ekranı var. Hangi yola gitmek istiyorsunuz, ekranda bu bilgiyi giriyorsunuz. Hepsi bu kadar. Ben de öyle yaptım. KronoSphere’in içine girdim, ekranı açtım ve tarih ayarını yaptım: 12 Mart 2125. Önce biraz sarsıntı oldu, makine titredi, ışıklar yanıp söndü ve aniden her şey kayboldu. Birkaç saniye her yer karanlıktı. Dah sonra, yavaş yavaş görüntüler gelmeye başladı. Bambaşka bir dünyadaydım.

İlk ne fark ettim, biliyor musunuz? Havada uçan arabalar! Sokaklarda neredeyse hiç insan yoktu, herkes şeffaf ekranlı cihazlarla konuşuyordu. Robotlar her yerdeydi. Bir tanesi bana yaklaştı ve, “Merhaba! Sen yeni bir misafirsin, sanırım, yardım edebilir miyim?” diye sordu. Ona teşekkür ettim ve “Biraz dolaşmak istiyorum sadece.” dedim.

Şehirde yürümeye başladım. Gökyüzüne doğru yükselen devasa binalar gördüm. Bitkiler artık sokaklarda değil, binaların duvarlarındaydı. Bu binaların bazı katları, orman ve bitki örtüsü ile kaplıydı. İnsanlar ya evdeydi, ya da gökyüzünde süzülen parklardaydı çünkü tüm işlerden yapay zeka sorumluydu.

Peki, eğitim ne oldu? Okullar hala var mıydı? Büyük bir eğitim merkezine gittim. Çocuklar öğretmen yerine hologramlardan ders alıyordu. Kendi kendime düşündüm: “Gelecekte öğretmenler olmayacak mı?”

Ama en ilginç şey, insanların artık ne kağıt para, ne de kredi kartı kullanmasıydı. Her şey göz taramasıyla satın alınıyordu.

Birkaç saat sonra saatimdeki uyarı sinyalini duydum. Ne yazık ki, gelecekte belli bir süre geçirebiliyoruz şimdilik. Artık geri dönme zamanı. İçeri girdim, düğmelere bastım ve KronoSphere’in geri sayımı başladı. Birkaç saniyelik karanlık ve bugüne geri döndüm. Gözlerimi açtım ama hala heyecanlıydım. Profesör Demir’e ilk sözlerim şöyle oldu: “Hocam, gelecek harika ama bazı şeyler değişmemeli!”

Sorular
  1. Barış neden heyecanlıydı?
  2. KronoSphere nasıl bir makinedir?
  3. Gelecekte insanlar nasıl alışveriş yapıyordu?
  4. Barış şehirde neler gördü?
  5. Barış’ın gelecekle ilgili en çok merak ettiği konu neydi?


Discover more from Turco Conmigo Club

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Deja un comentario