(Podcast 005) Kem Gözlere Şiş: Nazar Boncuğu

Bir bakış kötü şans getirebilir mi?

[Müzik]

Intro:

Merhaba arkadaşlar! “Turco Conmigo” podcast’ine hoş geldiniz! Ben Tarkan, ve ben Metehan. Türkçe’yi üç farklı seviyede birlikte keşfedeceğiz. Hazırsanız, başlayalım mı?

¡Hola amigos! ¡Bienvenidos al podcast de “Turco Conmigo”! Soy Tarkan, y yo soy Metehan, juntos, vamos a explorar el turco en tres niveles diferentes, como principiante, intermedio y avanzado. ¿Comencemos? ¡Adelante!

ÖZET

El tema de hoy es el misterio de Nazar Boncuğu y qué hay más allá de un amuleto azul. En la cultura turca, el “nazar” es algo que todos conocen desde pequeños. Puede sonar un poco místico, pero la idea es simple: es la creencia de que una mirada envidiosa puede causar mala suerte o daño, aunque no sea intencional. Esta creencia se remonta a culturas antiguas, especialmente a las creencias chamánicas y paganas, donde se pensaba que ciertas miradas podían transmitir energías negativas. El “nazar” o “mal de ojo” también tiene raíces históricas que se remontan a la antigua Mesopotamia y Egipto, y ha perdurado a lo largo de milenios como un fenómeno cultural. En Turquía, se cree que algunas personas tienen una mirada tan poderosa que puede causar enfermedades, desgracias e incluso la muerte a quienes la reciben, a sus pertenencias o incluso a sus animales y cultivos. Este poder se atribuye frecuentemente a la envidia o la admiración excesiva, pero también puede provenir del afecto desmedido. Por eso, los turcos se cuidan del “nazar” y usan un objeto conocido como “nazar boncuğu”, un amuleto azul que parece un ojo y que se cree que protege contra estas energías negativas. Es muy común verlo en las puertas de las casas, en coches, en joyas, e incluso colgando sobre la cama de los bebés. Además de los amuletos, también se usan otras prácticas protectoras, como decir “maşallah” o llevar a cabo rituales como el “kurşun dökme” (verter plomo). En el episodio de hoy “Kem Gözlere Şiş: Nazar Boncuğu”, vamos a explorar esta fascinante creencia: ¿De dónde viene? ¿Cómo afecta a la vida cotidiana de la gente? Y, sobre todo, ¿realmente funciona? Hoy mucha gente sigue creyendo que sí funciona, ya que el amuleto ayuda a sentirse protegido. Al final, el “nazar” es mucho más que un simple amuleto; es una ventana a las creencias populares y a la forma de entender la buena y mala suerte en la cultura turca.

 Ahora que ya conoces el tema, empecemos con el nivel…

Nivel Principiante

Temel Seviye

Türk kültüründe “nazar” çok eski bir inanıştır. Bazı kaynaklara göre Şaman ve pagan inanışlara dayanır. Bu inanışa göre, bazı insanlar kıskanç olabilirler ve bu insanların bazılarının kötü niyetli bakışları olabilir. Bazı kişilere göre, kıskanç insanlar bu bakışlarıyla başka birine ya da onun eşyalarına zarar verebilir. Başka kaynaklara göre de, bu inanışın kökeni, eski Mezopotamya ve Mısır kültürlerine kadar gider ve binlerce yıldır varlığını sürdürür. Nazar boncuğu, kötü enerjilerden korunmak için kullanılır ve mavi bir tılsımdır. İnsanlar bu tılsımı, genellikle evlerine, arabalarına, takılarına ve bebeklerinin yataklarının üstüne koyarlar. Ayrıca nazardan korunmak için “maşallah” demek gibi basit yöntemler de kullanılır. Nazar nereden geliyor, insanların hayatını nasıl etkiliyor ve en önemlisi de gerçekten işe yarıyor mu, bugün bunları konuşacağız. Nazar, sadece bir tılsım değil; aynı zamanda Türk kültüründe iyi ve kötü şans kavramlarını anlamanın bir yoludur.

Nivel Intermedio

Orta Seviye

Türk kültüründe “nazar” çok eski bir inanıştır ve kökeni binlerce yıl öncesine, özellikle Mezopotamya ve Mısır gibi antik uygarlıklara kadar gider. Bu inanışa göre, bazı insanların “güçlü bir bakışı” vardır ve bu bakış, kıskançlık ya da aşırı hayranlık gibi duygularla başka insanlara zarar verebilir. Bu zarar, hastalık, şanssızlık ve hatta bazen ölüm şeklinde bile olabilir. İnanışa göre, nazar boncuğu, bu tür kötü enerjilere karşı bir koruma sağlar. Bu boncuk mavi renkli, göz şeklinde bir tılsımdır. Genellikle evlerin girişinde, arabalarda, takılarda ve bebeklerin yataklarının üzerinde bulunur. Bunun yanı sıra, nazardan korunmak için kullanılan yöntemler arasında “kurşun dökme” gibi ritüeller de vardır. Günümüzde birçok insana göre, nazar boncuğu onları koruyor ve onlar kendilerini daha güvende hissediyorlar. Sonuç olarak, nazar boncuğu sadece bir tılsım değil, aynı zamanda Türk kültüründe iyi ve kötü şans kavramlarını anlamanın ve bu dengeyi sağlamanın önemli bir yoludur.

Nivel Avanzado

İleri Seviye

Türk kültüründe “nazar” kavramı, yüzyıllardır süregelen derin bir inanışın yansımasıdır. İnanışa göre, özellikle kıskançlık veya kötü niyet taşıyan bazı insanların bakışları, istemeden de olsa karşı tarafa zarar verebilir ya da kötü şans getirebilir. Bu inancın izleri, bazı araştırmalara göre Şamanizm, bazılarına göreyse ta  eski Mezopotamya ve Mısır uygarlıkları gibi köklü kültürlerin tarihine kadar sürülebilir. O dönemde, bazı bakışların veya niyetlerin kötü enerjiler taşıdığına ve bu enerjilerin insanlara ya da onların yaşamlarına olumsuz etkiler bırakabileceğine inanılırdı. Bugün bile, hala Türk toplumunda nazardan korunmak için en yaygın yöntem olarak “nazar boncuğu” kullanılıyor. Nazar boncuğu, genellikle mavi ve göz şeklinde tasarlanmış bir amulettir ve bu amuletin, kötü enerjileri geri püskürttüğüne inanılır. Bugün de birçok evin girişinde, arabalarda, kişisel takılarda ve hatta bebeklerin yataklarının üstünde nazar boncuğuna rastlamak mümkündür. Ayrıca, nazarın etkilerini gidermek için “kurşun dökme” veya “üzerlik otu yakma” gibi ritüeller de uygulanmaktadır. İnsanların nazar boncuğuna olan inancı, bir bakıma psikolojik bir güven hissi de yaratmaktadır tabii ama bu tılsım, yalnızca bir süs eşyası olmanın ötesinde, Türk kültüründe iyi ve kötü talihi anlamlandırmanın önemli bir aracı olagelmiştir.

  • Evet, yani bu kadar “nazar” konuşunca, ister istemez, elemtere fiş, kem gözlere şiş, diyerek başlıyorum ve Metehan, sana dönüyorum. Hoş geldin tekrar, ne haber?
  • Ne olsun, iyilik, sağlık. Sen nasılsın?
  • İyiyim ben de, sağ ol. Seninle geçen bölüm ara vermiştik. Umarım, özlemişsindir beni. 
  • 😂 Hem de nasıl! Ayça’yla olan bölümü dinledim bu arada. Türk dizilerinin bu kadar popüler olduğunu bilmiyordum. 
  • Evet, Türkiye dünyada dizi sektöründe Amerika ve İngiltere’den sonra üçüncü ülkeymiş. Bu vesileyle dinleyicilere de hatırlatayım, eğer dinlemediyseniz, Ayça’yla yaptığımız sohbeti kaçırmayın. 
  • Dördüncü bölümdü, değil mi?
  • Evet, evet dördüncü bölüm. Bugünkü beşinci bölümümüzde de konumuz Nazar ve Nazar boncuğu. Ne diyorsun?
  • Hadi bakalım, o zaman tahtaya üç kere vurup öyle başlayalım mı? 

Soru ve Cevaplar

  1. Tamam, hazır ol. En bomba sorumla başlıyorum. Nazar nedir? Hem kelime olarak hem de inanış olarak. Bir de tabii Türk kültüründe nazardan korunmak için nazar boncuğu dışında hangi yöntemlere başvuruyor insanlar, insancıklar?

Öncelikle, Nazar, bir kelime olarak Arapça kökenli ve ‘bakış’ anlamına geliyor. Türkçe’de de kullanıyoruz tabii Nazar kelimesini, ama eskiler “kem göz” de derdi, hatırlıyor musun? Az önce dedin ya, elemtere fiş, kem gözlere şiş? İşte oradaki kem göz. Şöyle bir inancımız var halk olarak: bir kişi kıskançlık veya aşırı hayranlıkla başka birine, onun eşyasına vesaire bakarsa ona zarar verebilir. Bayağı bir inanan var buna. Tabii nazar genellikle kötü şans, hastalık ya da genel olarak olumsuz olaylarla ilişkilendiriliyor. Türk kültüründe de bu inanç o kadar yaygın ve derin ki insanlar kendilerini nazardan korumak için ciddi ciddi çeşitli yöntemlere başvuruyor. En bilinen yöntem ise, işte biliyorsun, nazar boncuğu.

Nazar boncuğu birçok insan için sadece bir süs eşyası ya da turistik bir aksesuvar değil. Birçok insan mavi renkli ve göz şeklinde olan bu boncuğun ya da tılsımın, artık nasıl diyorsan, kötü enerjiyi geri çevirdiğine inanıyor. Bunun dışında, çok yaygın bir davranış da basitçe “maşallah” demek. Bu ifade, nazardan korunmak için bir tür dua gibi aslında, ama illa sadece dindar insanlar söyler, diye bir kaide yok. Artık geleneksel bir kullanım haline gelmiş zaman içinde. Tabii başka geleneksel yöntemler de var, “kurşun dökme” ritüeli gibi. Ayrıca, tahtaya üç kere vurmak, üzerlik otu yakmak, sarımsak asmak gibi ritüeller. Gerçekten merak ediyorum bazen, acaba içinde nazar boncuğu olmayan kaç ev vardır Türkiye’de.

  1. Peki ya sen nazara inanır mısın? Ya da daha geniş kapsamlı olarak sorayım. Batıl inançların var mıdır?

Benim mi?! Açıkçası, hayır, hiç batıl inancım yok. Ama bu tür inançların bir yönüyle de eğlenceli olduğunu kabul etmemiz lazım. Mesela nazar boncuğu gerçekten bir sembol olarak çok hoş, renkleri ve anlamı bakımından kültürümüzün güzel bir parçası. Bizim evimizde de biliyorsun, bir köşemiz var. Nazar boncuğu ya da senin Fatima’nın Eli ve Şahmaran çizimlerinin olduğu köşe. Bu arada bu tür inançların sosyalleşme üzerindeki etkisini de es geçmemek lazım. Nazar boncuğu, mesela, bütün bu bahsettiğimiz anlamları dışında, çok da anlamlı bir hediye. Ama soruya dönecek olursak, gerçekten de bu tılsımların kötü enerjiyi savuşturduğuna inanmıyorum. Yani, kurşun dökme gibi ritüeller de bence birer gelenek olarak eğlenceli olabilir ama böyle şeylerin gerçekliğine inanmak, ne bileyim, bana  çok tuhaf geliyor. Yine de, zaman zaman “maşallah” derken bulurum kendimi, ya da tahtaya vururken. Sanırım alışkanlık olmuş bazı şeyler. Genlerimize işlemiş.

  • Yani, kara kedi görsen, yolunu değiştirmiyorsun. 
  • Yok, severiz kedileri 😂. Ne renk olursa olsun. 
  1. Son olarak da şu konuyu bir açıklığa kavuşturalım. Nedir bu nazar boncuğunun kaynağı? Hangi kültürden, hangi inanıştan geliyor? İslamla alakası var mı? Çok fazla teori var bu konuda.

Son da söyleyeceğimi başta söyleyeyim. Bu sorunun tek bir cevabı yok. Birçok kaynağa göre, nazar boncuğunun kökeni çok eskiye, ta Mezopotamya’ya kadar uzanıyor. İlk nazar boncuğu MÖ 3300’lerde Tell Brak’ta, yani Mezopotamya’nın en eski şehirlerinden birinde bulunmuş. Şu an bildiğimiz mavi göz şeklindeki boncukları ise ilk MÖ. 1500 civarında Ege Adaları ve Anadolu’da görmeye başlıyoruz. Cam üretiminin gelişmesi, bakır ve kobalt karışımıyla elde edilen mavi rengin popülerleşmesiyle, sanırım, bu mavi boncuklar yaygınlaşmış olmalı. Zamanla da Akdeniz’deki Fenikeliler, Asurlular, Yunanlılar, Romalılar ve Osmanlılar gibi pek çok uygarlık tarafından kullanılmış. 

Diğer taraftan da nazar boncuğunun şamanizm ve pagan kültürlerle de bağlantısı olduğu düşünülüyor. Eski Türk kültüründe, özellikle Şaman inançlarında, kötü ruhlardan korunmak için çeşitli tılsımlar kullanılmış. Mavi renk, gökyüzü ve gökyüzü tanrısı Tengri ile ilişkilendirilmiş ve kutsal sayılmış. Ayrıca, kötü enerjiyi yansıttığı düşünülen göz sembolü, “ben de seni görüyorum” mesajı verir gibi, kötülüğü uzak tutmak için kullanılmış. Bu yüzden nazar boncuğu, hem Şamanistik hem de pagan kökenli bir koruma aracı olarak da ortaya çıkmış olabilir.

Peki, İslam’la bir bağlantısı var mı? Sanırım en net bilgi burada. Doğrudan bir bağlantı yok diyebiliriz. Eski Türk kültüründe gökyüzü tanrısı Tengri’ye duyulan saygıdan dolayı mavi rengin kutsal görüldüğü düşünülüyor, ama nazar inancı ve tılsımlar İslam’dan çok daha önce ortaya çıkmış. İslam ise nazarın varlığını kabul ediyor ama tılsım kullanmak islamda pek hoş karşılanmıyor. Bakma, bugün nazar boncuğu Türk kültüründe hala çokça kullanılıyor ama görünen o ki, bunun temeli islam dinine dayanmıyor.

  • Peki, çok teşekkürler Metehan. Yine çok bilgilendirici bir sohbet oldu. 
  • Ben teşekkür ederim. 

Veda etmeden önce, bu hafta size iki terim veriyorum: Nazar etmek ve nazar değmek

Nazar etmek sería echar el mal de ojo, o gafarlo.  Es la creencia de que una persona, a través de una mirada llena de envidia o mala intención, puede causar daño o mala suerte a otra persona o a sus pertenencias.

Nazar değmek por otro lado, sería ser afectado por el mal de ojo: Se refiere a cuando una persona experimenta problemas de salud, mala suerte o situaciones negativas debido a una mirada envidiosa o malintencionada dirigida hacia ella.

Y ahora, haz una frase con esta palabra y compártela en los comentarios.

Outro

Evet arkadaşlar, bir bölümün daha sonuna geldik! Umarız Türkçe öğrenirken keyif aldınız ve yeni kelimeler öğrendiniz. Bölümün transkriptini https://turcoconmigo.podbean.com web sitemizde bulabilirsiniz. Ayrıca, bizi Instagram’da @turcoconmigo hesabından takip etmeyi unutmayın!

¡Ya hemos llegado al final de otro episodio, amigos! Esperamos que hayáis disfrutado aprendiendo turco y que hayáis aprendido nuevas palabras. Podéis encontrar la transcripción de este episodio en nuestra web turcoconmigo.podbean.com. No olvidéis seguirnos en Instagram @turcoconmigo. ¡Nos vemos en el próximo episodio. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere hoşça kalın!

[Müzik]


Discover more from Turco Conmigo Club

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Deja un comentario